Suat Derviş Osmanlı döneminin son yıllarında gazetecilik yapmış Türk gazeteci ve yazar. Dönemin en popüler ve üretken yazarlarından biridir.
Yazarın Kara Kitap ve Aksaray’dan Bir Perihan adlı romanları 1960 yılında yeniden yayınlanmıştı. Suat Derviş ünlü Fosforlu Cevriye romanınında yazarıdır. Eşi Reşat Fuat Baraner’le birlikte Yeni Edebiyat dergisinde yazılar yazmıştır. Dönemin toplumcu ve gerçekçi edebiyatçılarındandır. Nazım Hikmet’in platonik aşık olduğu entelektüel bir kişiliktir. Nazım Hikmet Gölgesi isimli şiirini Suat Derviş için yazmıştır.
Ağlasada gizliyor gözlerinin yaşını;
Bir kere eğemedim bu kadının başını.
Kaç kere sürükledi gururumu ölüme
Fırtınalar yaratan benim coşkun gönlüme.
Cevapları öyle heycansız ki onun,
Kaç kere iman ettim, hiçliğine ruhunun.
Kaç kere hissettim ki, yine bu gece gibi
Güzelliğin önünde, dolup, çarpmalı kalbi
Ne mehtabın aksine yelken açan bir sandal
Ne de ayaklarında kırılan ince bir dal
Onun taştan kalbini sevdaya koşturmuyor.
Bir çiçeğin önünde bir dakkika durmuyor…
Suat Dervişi kişiliği, entelektüel yönünü, yaşamını daha da yakından tanımak istiyorsanız eğer Liz Behmoaras’ın kaleminden Suat Derviş’i okuyabilirsiniz.
“Aristokrat bir Osmanlı ailesinin kızı, Osmanlı Devleti’nin son, Cumhuriyet’in ilk yıllarının en önemli kadın gazetecilerinden… Romanları beğenilip birçok yabancı dile çevrilen Türk yazarı ve dillere destan Fosforlu Cevriye’nin yaratıcısı… Nâzım Hikmet’in ilk aşkı, Türkiye Komünist Partisi Teşkilat Sekreteri Reşat Fuat Baraner’in eşi, kendisi de parti içinde faal bir militan, birkaç kere evlenmiş, güzel ve ‘çapkın’ bir kadın… Bunlardan daha çok hangisiydi Suat Derviş? Son Osmanlı aydınlarından hümanist Suat Derviş, Cumhuriyet’ten sonra, ideallerini ancak solda gerçekleştireceğine inanmış bir kadındır. Ancak, hiçbir ideolojiye, hiçbir akıma, hiçbir sınıfa tamamıyla hapsolmayı kabul etmeyecek kadar bağımsız ve bunun bedelini sonuna kadar ödemeyi göze alacak kadar da cesurdur… Bu kitap, onun hikâyesi…” Liz Behmoaras



















