İnsan Hakları İzleme Örgütü, Erdoğan Yönetiminin Siyasi Baskılarını Kınadı

İstanbul mahkemesinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına yönelik resmi kararı, Türkiye’nin adalet sisteminin bir muhalefet siyasetçisini siyasi sahneden uzaklaştırmak amacıyla kullanıldığını gösteriyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını, Türkiye’deki demokratik sürecin tehlikeye girmesinin bir göstergesi olarak değerlendirdi.

İmamoğlu’nun Gözaltına Alınmasının Zamanlaması

İmamoğlu, 23 Mart 2025’te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir yolsuzluk soruşturması gerekçesiyle tutuklanma talebiyle Silivri Cezaevine gönderildi. Bu gelişme, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) İmamoğlu’nu cumhurbaşkanı adayı olarak resmen aday göstermesiyle aynı güne denk geldi. İnsan Hakları İzleme Örgütü, bu olayın Türkiye’deki adalet sisteminin Erdoğan yönetimi altında nasıl siyasi amaçlarla kullanılmaya başlandığını gösterdiğini belirtti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden Tepki

HRW Avrupa ve Orta Asya Direktörü Hugh Williamson, “Türkiye demokrasisi için karanlık bir dönem yaşanıyor. Bu kadar pervasızca silah haline getirilen adalet sistemi, hukuksuzluğun açık bir göstergesidir,” dedi. Williamson, İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının, İstanbul seçmenlerinin seçilmiş temsilcilerine yönelik bir hak ihlali olduğunu vurguladı ve Erdoğan yönetiminin siyasi muhalefet üzerinde baskıyı arttırdığını ifade etti.

Mahkeme Kararı ve Gelişen Süreç

Mahkeme, İmamoğlu ve CHP’li Beylikdüzü Belediye Başkanı ile toplam 43 kişinin tutuklanmasına karar verdi. 41 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Mahkeme ayrıca Şişli Belediye Başkanı’nın da “terör bağlantıları” iddiasıyla tutuklanmasına hükmetti. Ancak, İmamoğlu’nun terör bağlantısı nedeniyle tutuklanması yönündeki savcılığın talebi reddedildi.

Savcılık, İmamoğlu hakkında “suç örgütü kurma ve yönetme”, “rüşvet alma”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetme” ve “ihale yolsuzluğu” suçlamalarıyla dava açmayı planladığını belirtti. Ancak, delil olarak sunulan kimliği gizli tanık ifadeleri belirsizliğini koruyor.

İkinci Soruşturma: Terörle Bağlantı İddiaları

İkinci soruşturma ise İmamoğlu’nun “terörle bağlantısı” olduğu iddialarını içeriyor. Bu iddialar, Cumhuriyet Halk Partisi ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (DEM) 2023 yerel seçimlerinde CHP adaylarını desteklemek amacıyla oluşturduğu ittifakın PKK tarafından yönlendirildiği iddialarına dayanıyor. Bu ittifak, tamamen yasal bir siyasi strateji olarak kabul ediliyor.

Erdoğan Yönetiminin Siyasi Baskı Geçmişi

Erdoğan yönetimi, siyasi nedenlerle muhalefet liderlerini hapse atma konusunda uzun bir geçmişe sahip. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, önceki yıllarda siyasetçi Selahattin Demirtaş ve insan hakları savunucusu Osman Kavala’nın “siyasi tartışma özgürlüğünü sınırlamak” amacıyla tutuklandığını tespit etmişti.

Protestolar ve Polis Müdahalesi

İstanbul başta olmak üzere Türkiye genelinde, İmamoğlu’nun tutuklanmasına karşı büyük protestolar düzenleniyor. Protestolar büyük ölçüde barışçıl bir şekilde gerçekleşirken, özellikle üniversite öğrencilerine yönelik gözaltılar ve polis müdahaleleri rapor ediliyor. Bu olaylar, Türkiye’deki özgürlüklerin ve demokratik süreçlerin ne kadar tehlikeye girdiğini gösteriyor. (Kaynak: www.hrw.org) 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz