Her Şey Seninle Güzel: Eski Bir Aşk Hikayesi Biliyorum gündem ağır, ekonomik kriz bir yandan, politik polimikler diğer yandan fakat böylesi havalarda sizi biraz olsun pozitif havaya sokan hiç kuşkusuz sanatın kendisi. Ben böylesi pesimist ve soğuk havalarda tam tersine beni pozitif bir havaya çekecek filmler izlemeyi tercih ediyorum. Sonbahar-Kış genelde romantik-komedi türü filmleri izlemeyi seviyorum, ilkbahar-yaz mevsiminde ise dramatik-aksiyon filmleri izlemeyi seviyorum. Tabi tercih sizin… Sizi mutlu edecek şeyleri tercih edin.
Dün ‘Her Şey Seninle Güzel’ filmini izlemeye gittim. Romantik türde bir film yani bildiğiniz aşk-meşk filmi. Burcu Biricik’in sinemaya çok daha uygun olduğunu söylemek isterim. Dizilere uzak olup, sinema filmlerinde sık sık oynamasını isterim. Burcu Biricik’in kamera önü oyunculuğu çok güçlü. Mert Fırat zaten başarılı bir tiyatro oyuncusu bu tarz rollere de çok yakışıyor. Ancak ben Mert Fırat’ın sosyal içerikli, politik filmlerde de rol almasını çok isterim. Filmin senaryosu için cast çok uyumlu olmuş. Sinema filmlerinde cast seçiminin çok önemli olduğunu düşünenlerdenim. Senaryonuz ne kadar mükemmel olursa olsun ona uygun oyuncular seçmediğinizde senaryo bir anda değersizleşebiliyor. Senaryoyu değerli hale getiren bana göre oyunculardır. Oyuncu o rolle bütünleştiğinde film muhteşem hale geliyor. Film türü itibariyle, hayatı aşırı ciddiye alan kimi kitleye sıradan gibi gelse de filmin izleyiciye sorduğu soru oldukça önemli. İlker Aksum ise filme gülümseme katmış.
Film İzmir’de çekilmiş. Saat Kulesi, Kıbrıs Şehitleri Caddesi, Kordon filmi güzelleştiren detaylardı diyebilirim. İzmir filme çok yakışmış.
Eski Bir Aşk Hikayesi
Evlenmek üzeresiniz ve bir anda hayatınıza üniversiteden kız arkadaşınız yeniden giriyor. Siz hayran olduğunuz, anılarınızın olduğu, tanıdığınız, bildiğiniz biriyle mi evlenmek isterdiniz yoksa sonradan hayatınıza giren samimi, içten, sevgi dolu olan kişiyle mi evlenmek isterdiniz?
Deniz (Burcu Biricik) çok ünlü bir modacı ve moda dergisine yazı yazan güçlü, güzel, çekici fakat aşktan ve ait olmaktan korkan, duygularını tam olarak ifade edemeyen, romantizmi sevmeyen biri…
Emre (Mert Fırat) İzmirli fanatik bir Göztepeli ve futbol muhabiri… Deniz ve Emre üniversitedeyken çok iyi arkadaş ve sevgilidirler. Bir peçeteye “30 yaşımıza kadar evlenemezsek eğer görüşelim” notunu yazarlar. Deniz bu notu yıllardır saklar. Yıllar geçer Deniz çok başarılı, ünlü bir modacı olur. Bir gün Emre’nin sesli mesajını alır. Mesajda Emre görüşmek istediğini söyler. Deniz, Emre’yi unutamamış ve onun evlenmediğini düşünerek kendisiyle görüşmek istediğini anlar. Ancak durum öyle değildir. Emre, otel sahibi bir işadamının kızı Melisa’yla (Hazal Ergüçlü) evlenmek üzeredir ve Deniz’i düğününe çağırır. Deniz’in bu evliliğe engel olması ve Emre’yi yeniden kazanması için sadece beş günü vardır.
Yıllar sonra tekrar iki eski sevgili karşılaşır. Melisa ise cıvıl cıvıl, sevgisini belli eden, hassas, samimi, okulunu ve kariyerini Emre’ye duyduğu sevgi yüzünden erteleyen biri.
“Birini sevmek ona ait olan her şeyi sevmektir.”
Deniz, Emre için kusursuz ve mükemmel bir kadındır bu yüzden Emre’nin ona olan hayranlığı ve sevgisi devam eder. Melisa’da bunu biliyor çünkü Emre beraberliği boyunca sürekli Deniz’den bahsetmiştir.
“Hayran olduğu kadın sen olacaksın ama evleneceği kadın ben”
“Her şeyi sevmenin bir zamanı varmış.”
“Seninle birlikteyken bir kez bile elimi tutmadın.”
“İlişkinin ne kadar sürdüğü önemli değil, o aptalca sözleri söylediğinde nasıl hissettiğin.”
Filmin en can alıcı sahnesi bar sahnesiydi. Deniz, Emre ve Melisa birlikte bir bara giderler Deniz eline mikrofonu alır ve Emre’yi de çağırarak birlikte Teoman’ın “İki Yabancı” şarkısını söylerler. Burcu Biricik’in sesinin müthiş olduğunu belirtmek isterim.
Emre ve Deniz’in şarkısı ‘Her Şey Seninle Güzel’dir. Deniz kenarında birbirlerine sarılıp dans ettikleri sahne oldukça romantikti diyebilirim.
Emre “Melisa’yla benim hala bir şarkımız yok sence bu kötüye mi işaret?”
Film bir tercihi anlatıyor. Siz olsanız Deniz’i mi yoksa Melisa’yı mı tercih ederdiniz?
Eğer, birini çok seviyorsanız ve aşıksanız zamanın geçmesine izin vermeyin. Doğal ve içten olun, cümleleri dolaylamanıza, uzatmanıza hiç gerek yok sevginizi itiraf edin, içinizden geldiği gibi davranın, duygularınızı paylaşın. Birini yeniden kazanmak istiyorsanız eğer yalan söylemenize gerek yok aşkın hak, hukuku yoktur. Aşk, iyimserlik, fedakarlık ve samimiyet ister.
Alkışlarımla,
Yurda Yurtseven
yurdayurtseven@gmail.com
Filmin adına ilham olan o güzel şarkı…



















